|
Kuantum Düşünce Tekniği
Eğitim Seminerleri
Hafta sonları
Cumartesi ve Pazar saat 10.00 -18.00 arasında 15-20 kişilik sınıflarda
verilen Kuantum Düşünce Tekniği, teorik bilginin yanı sıra interaktif bir
program ile basit uygulama tekniklerini sunar. Kuantum Düşünce Tekniği
ile hayatınızın efendisi olmayı, hayatınızın amacını keşfetmeyi, evrensel
yasaları öğrenmeyi , yaşadığınız her deneyimde hayatınızın işaretlerini
okumayı ve sahip olmak istediğiniz her şeyi nasıl kendinize çekeceğinizi
öğreten iki günlük bir seminerdir ve sertifikalıdır.
KDT eğitimi; ‘Hayatın
işaretlerini okuma, hedeflere ulaşmanın kuantum yolu, tipolojiler, hayatın
amacı, en iyi olma halini yaratma, şükretme ve bolluk çekme metotlarını
öğretir. Çekirdek inancın tespiti ve olumluya çevrilmesi, pozitif
düşünme alışkanlığını yaratma ve hayatın her alanına geçirme..vb konuları
bu seminerin temel içeriğini oluşturur.
Kuantum Düşünce Tekniği
Nedir?
Kuantum Düşünce
üst nitelikli bir düşünme biçimidir. Sıradan düşünce biçimleri kendisini
tekrar eden, etkisiz ve sınırlı enerjilerdir. Değiştirme ve oluşturma
güçleri yoktur. Daha çok vehim, kuruntu, başıboş hayaller biçiminde akar.
Oysa Kuantum Düşünce derin düzeyde, atom altı alanda etkili
olabilecek tarzda bir yaratıcı düşünme biçimidir.
Özel bir bilinç
düzeyine girerek, özel olarak kurgulanmış sözel ve imgesel oluşumları
içerir.
Bu düzeyde insan,
kendi hayatının efendisi durumuna geçer.
Kuantum Düşünce
daha da ilerisi ortak zeka alanında işlem yapar. Bütün evreni tekamül
ettiren enerjiyle işbirliğine girildiğinde siz bir "kişi" olmanın sınırlı
olanaklarını aşar, "bütün" ün gücüne ulaşırsınız.
O zaman da gücünüz
tabii ki bütünün gücüne eşit olacaktır.
Bu Tekik Pratik Olarak Hayatımızda Ne
Gibi Yararlar Sağlar?
Bizim gelişmemiz için
gereken bütün araçlar: uygun iş, eş, yaşam alanı,ev, bedenimizin sağlığı
bu yüksek frekanslı enerjiden nasibini alır.
Siz, sınırlayıcı,
engelleyici düşünce kalıplarınızı fark edip bunların yerine güçlendirici
inançlarınızı koyduğunuzda hayatınız bu yeni inançlarınız doğrultusunda
değişmeye başlayacaktır. Sizin için en uygun kişi, en uygun imkan,en uygun
zamanda karşınıza çıkacaktır. Yapmanız gereken şey uzanıp onu almaktır.
Doğuştan doğal olarak
hakkınız olan mutluluğu, bereketi, bolluğu ve sevinci yaşamanıza imkan
tanımış olursunuz.
Kuantum Düşünce,
sağlıklı ve güçlü bir beden için de uygun bir zemin hazırlar. Bizim
düşünce ve kabullenişlerimiz direkt olarak bedene etki yapar. Bedenimiz
aslında bir enerji okyanusundan başka bir şey değildir. Korku,kaygı,öfke,
suçluluk duyguları bütün hücrelerimizin beslendiği enerjide azalmalar yol
açar.
Kuantum Düşünce
Tekniği;
kendimizi tanımaya, başkalarını anlamaya, evrensel sistemin işleyişini
fark etmekten doğan bilgeliğe ulaştırarak beden enerjimizi de düzene
sokar. Kişiler daha güçlü canlı ve güzel olurlar. Hayat misyonumuzu fark
etmek ve ona adım adım ulaşmak yönündeki çabalarımızı destekler. Kendi
içsel kodlamanızdaki yapmanız gereken işinizle ilgili ipuçlarını
yakaladıkça adımlarınız hızlanır.
Kuantum Düşünce
kişiler arası iletişimin enderin boyutunu sunar bize. Ortak İnsanlık
alanında gerçekleşen bu iletişim, derin ve etkili bir uzlaşma sağlar.
Beden dili ve sözel iletişimden daha da öte Kuantum sal İletişimle
düşüncelerimizin direkt muhataba ulaştığı bir yöntem geliştiririz.
Kuantum Düşünce
hayatımıza daha çok bolluk ve bereket çekmemizi de sağlar. Kendimizle
ilgili derin içsel vizyonumuzu değiştirdikçe daha çok bolluk hayatımıza
akmaya başlar. Genel anlamda zenginlik; sahip olduğumuz şeylerle ruhsal
varlığımıza kattığımız değerler arasındaki dengeyi anlatır. Çok paraya
sahip olmak tek başına zenginlik işareti olmayabilir. Önemli olan bu
parayla ne yaptığınızdır. Daha çok kahkaha, daha çok dostluk, daha çok
sevgi, daha çok deneyim ve daha çok hayır üretebiliyorsanız o zaman
zenginsiniz demektir.
Özetle Kuantum
Düşünce Tekniği, yaşamın temel amacı olan sevinç duygusunu yüreğimizde
hissetmemiz için bize imkanlar sunar.
Kuantum Fiziğiyle Bu Düşünme Tekniğinin
Bağlantısı Nedir?
Kuantum fiziği, klasik anlamdaki fiziksel maddenin enerjiye dönüştüğü bir
alana sokar bizi. O alanda artık atom altı parçacıklar, hızla hareket
eden enerji parçacıklarından başka bir şey değildir.
Daha
da ötesi bu parçacıklar insan düşüncesinin yaydığı enerjiye yanıt
verirler. Bu alanı gözlemleyen kişi ile gözlemlediği parçanın birbirinden
bağımsız, kopuk şeyler olmadığı çıkar meydana. Düşünceyle enerji,
gözlemleyenle gözlenen, iç ile dış, burası ve ötesi arasındaki ayırımlar
kalkar.
Heisenberg’ in belirsizlik alanı dediği bu alanı, gönderdiğimiz düşünce
paketçikleri varlık katar. Belli hale getirir. Kuantum alanının bir
noktasına yaptığımız etki bütünü etkiler aynı zamanda. Siz bir şey
düşündüğünüzde bundan tüm alan etkilenir. Kuantum Fiziği, fizikle
fizikötesinin birbirine karıştığı bir noktanın adıdır.
Bu Teknikten Yararlanarak Hayatlarında
Değişiklikler Yaratan Kişilerden Örnekler Verebilir Misiniz?
Tabii
! Pek çok var. Çünkü kural hiç şaşmaz: Düşünceler hayatımızı oluşturur.
En
yakın bir örnek bir mimar hanımla ilgili. İşinde hiç memnun olmadığını
söylemişti. Ona nasıl bir işte çalışırsa mutlu olacağını sordum, anlatmaya
başladı. Bunları bir bir yazdık. Ciddi bir firmanın araştırma ve
geliştirme departmanında çalışmak istiyordu. İmgesel olarak bilinçaltına
kodladık. Ertesi hafta telefonla müjdeyi verdi. Tam da istediği bölümde
iyi bir şirkette hafta başında işe başlıyordu.
Buna
benzer yüzlerce örnek var. Burada sorun sistemle ilgili değil.
Kendilerine yüzde yüz yararlı olacak bu sistemi uygulamak için
katılımcıları ikna etmekle ilgili. Belki de bu işe keyifli bir ikna
çalışması diyebiliriz. Bir başka çarpıcı örnek de bir öğrenciyle ilgili.
Üniversiteye hazırlık yapan bu gencin sınavla ilgili korku dolu
düşünceleri vardı. Onunla bir çalışma yaptık. Binlerce kişi arasında o bir
yıldız gibi parlıyordu. O kalabalık arasında fark edilmemesi mümkün
değildi. Hayalinde sınavı kazanmış hatta üniversite diplomasını alıyor
görmesini sağladık. Bu sınavın hayatının bir çok önemli günlerinden sadece
biri olduğunu ama tek belirleyici olay olmadığını tespit ettik. Bütün
bunlar zihin özel bir algılama düzeyindeyken gerçekleştirildi. Bu genç
üçüncü kez sınava giriyordu ve artık dördüncü bir şansı yok gibi
gözüküyordu. Tabii ki daha sonra onun sınavı kazandığına dair telefon
aldım.
Yine
başka ilginç örnek tıp fakültesinde okuyan bir öğrenciyle ilgili.
Arkadaşlarının ve rektörünün okulda yaptığı klüp çalışmalarını yeteri
kadar desteklemediğinden şikayet etmişti yana yakıla. Ona göre okul
rektörü tuhaf biriydi. Bir konuda görüş almak için odasına girdiğinde onun
hiç yüzüne bakmıyor, tersliyor ve isteklerini görmezden geliyordu. Sonra
bu gençle bir seminer programında özel bir çalışma yaptık. Bir hafta
geçmeden yüzünde güller açarak beni ziyarete geldi. Kız arkadaşıyla
sinemaya gitmişlerdi oradan geliyorlardı. Tuhaf şeyler olmuştu doğrusu.
Rektör birden huy değiştirmişti. Karşılıklı oturup konuşmuşlar ve çok
sıcak bir iletişim kurmuşlardı. Daha önce bir türlü yerine getirilmeyen
okulun bilgisayar kulübüyle ilgili bir isteği daha o söylemeden rektör
tarafından karşılanmıştı.
Bu
süreç nasıl işliyor?Yani nasıl oluyor da sizin yaptığınız bu çalışmadan
Rektörün ve kız arkadaşın haberi oluyor?
Güzel
bir soru. Bizim bilinçaltı düzeyde oluşturduğumuz yeni bir program
Birleşik Alanında bir etki yapar. Bu düzeyde zaman ve mekan farklı bir
biçimde işler. Bu alanda her şey Şimdi ve Burada durumunu yansıtır. O
yüzden düşünceler mucizevi sonuçlar doğurur. Alan bir tür bilgi okyanusu
gibidir. Okyanusun bir damlasındaki değişim diğer tüm damlaları uyarır.
Seminerler katılımcılarda kalıcı bir
etki yaratıyor mu?
Bu
biraz da kişilerin konuya verdikleri önemle ilgili bir şey. Ama alışkanlık
haline gelmiş, içselleştirilmiş bir davranış tabii ki kalıcı oluyor.
Kuantum düşünce öğrenmeden çok yapmaya, bilmeden de ileri olmaya yönelik
bir çalışmadır. İçsel olarak yaratılmış değişimler kalıcı olacaktır
kuşkusuz. Kişi düşünceleri ve seçimleri ile hayatı arasındaki ilişkiyi
gördükçe farkındalığını artırır. Böylece bilerek yaşamaya başlar. Böylece
kendi hayatının efendisi olur.
|