BİR KİTAP
RUHSAL BÜYÜME
Hayatımızı tümüyle değiştirmek, sevinç, coşku ve bolluk içinde yaşamak için,
Kendinizi her zaman sakin, huzurlu ve güvenli hissetmek için,
İhtiyacınız olan kişileri, olayları, nesneleri kendinize çekmek ve onlarla mükemmelleşme yolculuğunuzda birlikte olmak için,
Kendinizi yargılamadan ve hiç kimseyi yargılamadan yaşamak için,
İnsanların “ Bu bir mucize” diyebilecekleri işleri küçük bir adımla başarabilmek için,
Ve barış dolu, güvenli bir dünya oluşturmak için...
Ne mi yapmanız gerekiyor?
DÜŞÜNEREK YARATMA TEKNİĞİNİ UYGULAMANIZ GEREKİYOR
Ruhsal büyüme, “ Orin” adlı bir varlık tarafından “ Sanaya Roman” isimli medyuma aktarılan bilgilerden oluşmuş. Her bir bölümün sonunda o bölümle ilgili çok pratik bir meditasyon ilave edilmiş. Böylece verilen bilgilerin sonuçlarını test etmek imkanı sağlanmış.
Bütün bir kitabı belki de bir tek cümle de özetlemek mümkün; “Yüksek benliğiniz olmak.” Bizim yüksek benliğimiz kimliğimizin ta özüdür. Ve bütün enkarnasyonlarımızın bilgi birikimini taşımaktadır. O bizim içimizdeki bilge öğretmendir. Yüksek benliğimiz sınır nedir bilmez. Ve bizim oynadığımız herhangi bir rol ile bağlı demek değildir. Biz her an yüksek benliğimiz olabiliriz. O bizim genişlemiş, sevecen, bilge, şefkatli benliğimizdir. Yüksek benliğimiz bize başkalarını sevmemiz ve onlarla birleşmemiz için dürtüler gönderir. O uyumu, düzeni ve ışığı bilir. Bunları hayatımıza kattığımız zaman biz yüksek benliğimiz olarak hareket etmekteyiz demektir.
Yüksek benliğimiz bizimle sezgilerimiz ve duygularımız aracılığıyla konuşur. O aynı zamanda garip rastlantılar ve zamanlamalar aracığıyla bizimle iletişim kurar. İşitmek ihtiyacında olduğumuz herhangi bir mesajı insanlar, gazeteler, kitaplar, sinema filmleri vb. aracılığıyla size iletebilir. Yüksek benliğimizle bağlantı kurmak suretiyle ruhsal büyümemizde muazzam bir atılım kaydedebiliriz. Aslında dünyada bulunuşumuzun asıl nedeni de ruhsal büyümemizi gerçekleştirmek, gündelik bilincimizle yüksek benliğimizi aynı seviyeye getirmek değil mi? O zaman böylesi bir çabaya girişmek yapılabilecek en akıllıca iş olmalı.
Bu bölümden sonra bir meditasyon verilmiş. Bu meditasyonun amacı yüksek benliğimiz ile bağlantı kurmak ve yüksek benliğimizi kendimiz olarak hissetmemizi sağlamaktır.
Bütün meditasyonlar için sessizce oturmak, zihnimizi odaklamak, bedenimizi gevşeterek derin soluklar almaya başlamak tavsiye ediliyor. Sizi sakinleştirecek ve yükseklere taşıyacak bir müzikte dinleyebilirsiniz.
Yüksek benliğinizi titreşen parlak bir ışık olarak hayal edin. Zihnen ondan kendisiyle daha güçlü bir bağlantı kurabilmeniz için size yardımcı olmasını isteyin.
IŞIK…..IŞIK…..IŞIK…..İLE YARATMAK
Işık evrendeki en büyük güçlerden biridir. Işığı herhangi bir yerde ve her yerde olabilen canlı bir varlık olarak düşünebiliriz. Işık onun hakkındaki düşüncelerimize karşılık verir. Işık bizim emrimize verilmiştir. Biz onunla bağlantı kurabiliriz, onun gücünü amacımız yönünde harekete geçirebilir ve tüm çevremizde olağanüstü iyilikler yaratabiliriz.
Dünyada şu andaki ışık miktarı kritik bir kütleye ulaşıyor. Işık güçleri her gün daha kuvvetleniyor. Bu demektir ki, yaptığımız olumlu ve sevecen işler daha büyük süratle karşılık bulmaktadır.
Biz ışığı düşündüğümüzde o derhal bize doğru çekilir. Böylece ışıkla şarj olup tüm çevremizde parlak bir ışık beden inşa edebiliriz.
Bu işi yapmak için öyle uzun saatler oturup meditasyon yapmanız gerekmez. Günde bir kaç dakika bile arabada, işte, evde ya da dükkânda ışıkla bağlantı kurabiliriz.
Işığı kullanmanın en etkin yolu çevremizde başımızdan ayaklarımıza kadar uzanan bir ışık küresi imgelemektir. Eğer bir iş toplantısında bulunuyorsanız ve bu pek başarılı geçmiyorsa ve siz durumu değiştirmek istiyorsanız, sessizce oturun ve ışığı davet edin. Işığın orada bulunan bütün insanları kapsadığını hayal edin.
Eğer kendinizi herhangi bir nedenle bir sevdiğinizden uzak ve ayrı düşmüş hissediyorsanız, ışıkla çalışmak suretiyle aranızdaki enerjiyi değiştirebilirsiniz.
Işığın kalbinizde toplandığını düşünün ve aranızda problem olduğuna inandığınız bir insanın kalbine onu gönderin. Er ya da geç aranızdaki duyguda olumlu bir değişime tanık olacaksınız. Işığı kullanabilmenin birçok pratik yolu vardır. Çocuklarınız ve sevdikleriniz her gün okula gider, ya da evden ayrılırken, onların çevrelerini ışıkla donatın. Bir yolculuktayken kendinizi ve içinde bulunduğunuz taşıtın çevresini ışıkla donatabilir, böylece kendinizi güvenlikte hissedebilirsiniz.
Başkalarına gönderdiğiniz bütün ışık, kat be kat artarak size geri dönecektir.
EVRENSEL ZİHİNLE BAĞLANTI KURMAK
Çevremizde mevcut olan her şey EVRENSEL ZİHNİN bir parçası olarak vardır, ona Tanrı,
“Var” olan “Her şey” de denir. Evrensel zihin tezahür etmemiş özdür. Bütün fiziksel formların yaratıldığı cevherdir.
Siz bu sonsuz zekânın bir parçasısınız. Bu yüksek zekâ “mükemmeliyet” halindedir. Sizin düşüncelerinizi, inançlarınızı ve içsel resimlerinizi, çevrenizde deneyimlediğiniz dış dünya olarak mükemmel şekilde yaratır. Siz bu yüksek zihne ulaşabilir ve ondan sınırsız sağlık, bolluk, yeni fikirler, bilgi ve istediğiniz her şeyi alabilirsiniz.
Bunu gerçekleştirebilmek için:
1) İstemediklerinizden ziyade, istediklerinizi düşünün. (Çünkü siz her neyi düşünüyorsanız evrensel zihin onu yaratır.)
2) Vizyonlarınız, umutlarınız, rüyalarınız ve hedefleriniz üzerinde sürekli odaklanın ve onlara ulaşmaya niyet edin.
3) Berrak, olumlu ve yaratıcı düşünceler üretin.
4) Realitenizin aslında görmekte olduğunuz bir rüyadan ibaret olduğunu hayal edin. Realiteniz sizin rüyanız olduğuna göre o rüyayı istediğiniz gibi görebilirsiniz.
5) İstediğiniz şeyi biçimlere, renklere, sembollere ya da duyumlara dönüştürmek üzere imgeleme gücünüzü kullanarak enerji çalışması yapabilirsiniz.
6) Yaratmak istediğiniz sonuçları zihinsel olarak yukarılara gönderin. Ve orada evrensel zihnin daha üstün bölümleriyle bağlantıya girdiğinizi hayal edin. Ve bunu yapmayı birkaç saniye içinde başarabilirsiniz.
Bütün bunlar insanda sanki sadece oturup düşünerek ve hayal kurarak istediğimiz gerçeği yaratabileceğimiz duygusunu oluşturabilir. Ama böyle değil.
“Her bir hayal, hemen arkasından ona uygun bir eylemi, hareketi, işi gerçekleştirmezsek, ham bir hayal olarak kalır.” Fakat ideallerimizi gerçekleştirirken umutsuzca, boşa çabalar harcamak zorunda değiliz. Kendimizi kilitlemek, heder etmek zorunda değiliz. Çünkü aynı zamanda biz her an mutlu ve sevinçli olabiliriz.
Buradaki amaç hayatımızda ve işimizde bizi daha yüksek düzeylere ulaştıracak yeni fikirler üretmektir. Mevcut koşullara sahip olabileceğiniz en iyi koşullar olarak kabul etmeyin. İnsanlar size her şeyi yaratmanın olanaksız olduğunu söyledikleri zaman onlara inanmayın. Çünkü enerji ve ışık ile yaratmanın yolunu bildiğiniz zaman her şey mümkündür.