Biliyor musunuz, Uçan Daire görmek artık alışılmış bir olay oldu. Son bir ay içinde çevremde, yörem de o kadar çok UFO gözlemi yapmış insanla karşılaştım ki, oturup bunlardan bir kaçını yazmaya karar verdim. Daha doğrusu bu gözlemleri onların kendisine yazdırdım. Bu arada televizyonda, basında bu konuyla ilgili yayınlarda da belli bir artış gözleniyor. Birinci gözlem, Bakırköy’den Sayın Lale Özmat ve eşi Orhan Özmat’ın yaşadığı bir olay. Lale Özmat 29 yaşında, iki çocuk annesi, ev hanımı. 15 Temmuz gecesi 01.45 sırasında gördüğü cismi şöyle anlatıyor:
“Eşim Orhan ve ben yatmak üzereyken manyetik bir ses duymaya başladık. Radyo ve televizyonu açık bırakmış olabileceğimizi düşünerek salondaki cihazları tekrar tekrar kontrol ettik, fakat hepsi kapalıydı.
Orhan balkona çıktı, bense pencereden dışarıyı seyretmeye başladım. Yıldızlı bir geceydi. Doğu yönünde yıldızlardan ayırt edilebilecek derecede büyük, parlak bir cisim, evlerin arasından gökyüzünde kıpırdıyordu. Bir an ikimiz de heyecanlandık ve balkona fırladık.
İki yıldız sanki iç içe girmiş, için için oynamaktaydı. Arada bir parlak sarı ve yeşil karışımı bir ışık çizgisi, cismin arkasında bir kuyruk oluşturuyordu. Bu arada sürekli olarak algıladığımız manyetik ses, bambaşka bir atmosfer oluşturuyor, kendimizi anlatamayacağımız bir çekim alanı içinde hissediyorduk.
Birden ikimiz de aynı anda “Evlerin görüntüsü kayboluyor.” diye seslendik. Sanki gözlerime ani bir darbe yemiştim. O sersemletici halden kurtulmak için oldukça sert bir şekilde silkindiğimi hatırlıyorum. Sanıyorum konsantrasyonumuz da zaten orada koptu ve cisim bir süre sonra yavaş yavaş kayarak kayboldu.”
* * *
“YILDIZ OLMASI İMKÂNSIZDI; ÇÜNKÜ GÖKYÜZÜNDEKİ YILDIZLARIN OLDUKÇA ALTINDAYDI. BİRDEN ANLAŞILMAZ BAZI HAREKETLER YAPMAYA BAŞLADI. HAREKETLER ADETA BİR ZIPLAMA HAREKETİ GİBİYDİ VE BELLİ BİR PERİYODU VE DÜZENİ YOKTU.”
İkinci gözlemi anlatan kişi, İş Bankası Dış İşler Müdürlüğü’nde çalışan bayan Alev Emek.
“Her yıl olduğu gibi bu yıl da eşim ve kızımla birlikte Temmuz ayında Ayvalık’ta 15 günlük bir tatil geçirdik. Kaldığımız yer Ayvalık’a otomobille yaklaşık 20 dakikalık mesafede, yoğun yerleşim yörelerinden uzak, çok kalabalık ve hareketli olmayan bir siteydi. Geceleri deniz kenarında yürüyüş yapmak, denizin, gökyüzünün sonsuzluğunu seyredebilmek, büyük şehirde yapmayı çok fazla özlediğimiz, bu yüzden de elimizdeyken her şekilde değerlendirmeye çalıştığımız bir fırsattı. İşte böyle gecelerden birinde, ay olmadığı için bütün yıldızların çok yakın, çok açık bir şekilde göründüğü bir gecede, şıkır şıkır gökyüzünün altında etrafımızdaki sakinliği ve dinginliği yaşarken, eşim de ben de, aynı anda, gökyüzünde, yıldızların oldukça altında, denizin üstünde kıpırtısız ve tek başına duran bir ışığı fark ettik. Etrafında başka bir ışık görünmüyordu. Birbirimize fark ettiğimizi söylediğimiz anda, ikimizde birbirimizden habersiz 10 dakikadır bu ışığı gözlediğimizi anladık. Yıldız olması imkânsızdı; çünkü gökyüzünün yıldızlı kısmı çok daha yukarıdan başlıyordu. Ufuk hizasındaki yıldızları ise görebilmemiz mümkün değildi. Uçak veya diğer bir uçan cisim de olamazdı, çünkü hem hareketsiz duruyor, hem de ışığı ne uçağa ne de başka bir cisme benziyordu. Çok fazla şavkımayan, adeta hareketsiz bir ışığı vardı, ne sarı, ne beyazdı. Aslında ışığıyla da yıldızlardan ayrılıyordu.
Eşimle, bu ışığın ne olabileceğini, UFO olup olamayacağını tartışıp gözlemeye devam ederken, o da hareketsizliğini koruyordu. Bu durum, bizim onu fark ettiğimiz andan itibaren yaklaşık yarım saat kadar sürdü. Biz tam ilgimizi yitirmek üzereyken, anlaşılmaz bazı hareketler yaptığını görerek şaşırdık. Zıplama hareketi gibi ve belli bir periyodu, düzeni olmayan, her an her yöne değişik uzaklıklarda yapılan hareketlerdi bunlar. En şaşırtıcısı da bu hareketlerde ki hızın inanılmaz oluşuydu. Bildiğimiz hiçbir biyonik veya mekanik uçan cisim, bu hızda hareketler yapamazdı. Işığın hareketi hızlı olduğu ölçüde, inanılmaz derecede de ivmesizdi. Yani o büyüklükteki hıza bir anda çıkıp, bir anda durabiliyordu. Biz ışığın hareketlerini takip etmeye çalışırken, onun o inanılmaz hızıyla yine bir anda ortadan kaybolduğunu ve yine bir süre beklememize rağmen ortaya çıkmadığını gördük.
Bu gözlemimiz 45 dakika kadar sürdü. Aynı olayın tekrarlanıp tekrarlanmayacağını görebilmek için, ertesi gece aynı saatte, aynı yerdeydik. Önceki akşam gördüğümüz ışık yine oradaydı, yine aynı hareketlerin çok benzerlerini yaptı. Bu bizim cismin UFO olduğuna dair beklentimize biraz olsun şüphe getirmişti. Bir sonraki akşam ve sonraki bütün akşamlar bu gözlemi yapmaya karar verdik. Fakat 3. Akşam ve sonraki akşamlar, bu ışıklı cismi tekrar gözleyemedik. Çünkü o noktada öyle bir ışık bir daha hiç olmadı.”
“ASLINDA ŞİMDİYE DEK BİRÇOK UFO GÖZLEMİM OLDU. SİZE ANLATACAĞIM BUNLARDAN SADECE BİRİ. BENİM İÇİN UÇAN DAİRELERE İNANMAK YA DA İNANMAMAK DİYE BİR ŞEY SÖZ KONUSU DEĞİL. BU BENİM GÖZÜMLE GÖRDÜĞÜM BİR ŞEY”
Size nakledeceğim üçüncü gözlem, Yurdagül Özdallı tarafından yapılmış. Yurdagül Hanım evli, iki çocuk annesi ve ev hanımı.
“1970 yılının sıcak bir Ağustos gecesi, annemle birlikte Samatya’daki evimizin balkonunda oturmuş etrafı seyrediyorduk. Birden adalar istikametinden bize doğru futbol topu büyüklüğünde parlak, renkli bir cismin yaklaşmakta olduğunu gördük. Cisim yaklaştı ve bir müddet sabit bir şekilde durdu. Daha önceki müşahedelerimden bunun UFO olduğunu anladım. Fakat daha önce gördüklerimden farklı olarak, bu defa ışıklı cisim üç parçaya ayrıldı, üçü de ayrı yönlere hızla uzaklaştı. Sarı renkli olanı adalar istikametine, mavi renkli olanı Mudanya istikametine doğru gitti. Pembe renkli olan üçüncüsü, hızla yükselerek kayboldu.